Ekmek Yapımı
Ekmek; buğday unu, su,
maya, tuz ve katkı maddelerinin belli oranlarda
karıştırılarak, tekniğine uygun şekilde
yoğrulup, fermantasyona bırakılması ve
pişirilmesi ile elde edilen temel bir gıda
maddesidir.
Ekmek yapımında kullanılan
esas maddeler un, su, tuz ve mayadır. Ekmeğin
besin değerini yükseltmek, kalitesini düzeltmek,
tat ve koku kazandırmak, bayatlamasını
geciktirmek ve bozulmasını önlemek amacıyla
çeşitli katkı maddeleri kullanılmaktadır.
Ekmeğin kalitesi üzerine,
yoğurma, fermantasyon, pişirme işlemlerinin
yanında kullanılan, maddelerin miktar ve
kalitesi de önemli rol oynamaktadır.
Bunun için önce buğday unu,
su, maya, tuz ve katkı maddeleri hakkında kısa
bilgiler verelim.
UN
Ekmek yapımında kullanılan
en önemli hammadde undur. Buğday unundan yapılan
ekmeğin kalitesi üzerine birinci derecede
buğdayın çeşit özelliği ve yetiştirme koşulları,
ikinci derecede ekmek yapım teknolojisi ile
kullanılan hammaddelerin miktar ve kalitesi
etkilidir. Ekmek yapımında kullanılan unlar
kuvvetli ve sert buğdaylardan elde edilmektedir.
İyi bir ekmeklik unda, protein miktarı yüzde 11
civarında olmalıdır. Ekmek yapımında protein
miktarı kadar proteinin kalitesi de önemlidir.
Buğday ununda bulunan proteinlerden gliadin ve
glutenin yoğurma sırasında su ile birleşerek
hamurda gluten adını verdiğimiz özü meydana
getirmekte ve hamurun iskelesini
oluşturmaktadır. Gluten ekmek yapılırken
fermantasyon sırasında meydana gelen gazı
tutarak hamurun kabarmasını ve ekmeğin meydana
gelmesini sağlamaktadır.
Protein miktarı ile gluten
miktarı arasında sıkı bir ilişki vardır. Unlarda
protein miktarı düşük ise , gluten diğer bir
adıyla yaş öz miktarı da düşüktür.
Yaş gluten miktarı iyi
ekmeklik unlarda yüzde 27 civarında olmalıdır.
Protein miktarları aynı olan unlardan elde
edilen hamurların ve ekmeklerin kaliteleri de
farklı olmaktadır. Bu da, protein kalitesinden
yani özün kalitesinden kaynaklanmaktadır.
Kaliteli ekmek üretiminde
kullanılan unların başlıca özellikleri aşağıdaki
gibi olmalıdır:
• Unun protein miktarı
yüksek olmalı (gluteni yüksek olmalı),
• Una el ile dokunulduğunda
hissedilebilmeli,
• Unun kül miktarı düşük
olmalı,
• Un maya ile iyi kabarmalı
, yani hamurda yeterince gaz oluşabilmeli ve
oluşan bu gaz en yüksek düzeyde tutulabilmeli,
• Hamur işlenirken el ve
makinalara yapışmamalı,
• Unun sağlıklı koşullarda
depolanabilmesi için rutubet miktarı yüzde
14.5’den fazla olmamalıdır. Fazla rutubet içeren
unların yapısında bir takım biyolojik ve
kimyasal olaylar meydana gelmekte, bu da unun
dayanma süresini azaltmaktadır.
Ekmeklik unlar, öğütmeden
hemen sonra kullanılmamalıdır. Unlar en az 1
hafta dinlendirildikten sonra kullanılmalıdır.
Dinlendirme sırasında un olgunlaşmakta, bunun
sonucunda un rengi ağarmakta, hamurun işlenmesi
kolaylaşmakta, fermantasyona dayanıklılığı
artmakta, daha kaliteli ve verimli ekmekler elde
edilmektedir.
SU
Ekmek kalitesine etki eden
en önemli faktörlerden biri, una ilave edilen
suyun miktarı ve kalitesidir. Ekmek sanayiinde
buna unun su kaldırması denilmektedir. Su
olmadan hamur oluşumu mümkün değildir. Su
ilavesi ile hamurda gluten meydana gelmektedir.
Una ilave edilen su fazla olursa hamur yapışkan
ve cıvık olur, işlenmesi zorlaşır. Böyle
hamurların yoğurma süreleri artar, fermantasyon
süreleri kısalır. Yumuşak hamurlardan yapılan
ekmeklerin dış görünüşleri basık, ekmek içi
yapışkan olur. Buna karşılık, una ilave edilen
su az olursa, hamur katı, yoğurma süresi kısa,
fermantasyon süresi uzun olur. Bu hamurlardan
elde edilen ekmeklerin hacimleri küçük, ekmek
içi kuru olur.
Yapılarında doğal olarak
bulunan organik madde ve çözünmüş minerallere
bağlı olarak sular yumuşak, sert, tuzlu ve
alkali olmak üzere 4 gruba ayrılır. Su, hamur
kitlesinin hemen hemen yüzde 40’ını
oluşturmaktadır. Ekmek yapımında orta sertlikte
(50-100 ppm) hafif asitli veya nötr sular tercih
edilir. Çünkü bazı mineral tuzlar hamur
glutenini kuvvetlendirmektedir. Çok sert sular
(200 ppm den fazla) gluteni fazla
sertleştirdiğinden hamur fermantasyonunu
geciktirmektedir. Bunu önlemek için maya
miktarını arttırmak gerekir. Yumuşak sular da
gluteni yumuşattığından hamurun yapışkan ve
yumuşak bir hal almasına neden olmaktadır.
Yumuşak sular kullanıldığında maya ve tuz
miktarının arttırılması gerekmektedir. Alkali
sular fermantasyon sırasında meydana gelen
asitliği nötralize ettikleri için asitliği
düşürmektedir. Unda ve mayada bulunan enzimler
asitli ortamda daha iyi çalıştıklarından, bu
ortamda aktiviteleri düşmektedir. Bu sular ile
yapılan ekmeklerin hacimleri küçük olmaktadır.
Bunun için hamura bir miktar sirke ilave
edilmelidir. Bu sularla yapılan ekmeklerde
özellikle yaz aylarında Rope hastalığı tehlikesi
mevcuttur.
Kaliteli ekmek üretmek için
fırında kullanılan sular temiz olmalı, suyun
sertliği 50-100 ppm arasında bulunmalı, su
sıcaklığı yazın 14 derece kışın 16 derece
civarında olmalıdır.
TUZ
Tuzun en önemli
görevlerinden birisi, tat ve lezzetini
geliştirerek, ekmeğin hazmolma kabiliyetini
artırmaktır. Bu nedenle tuz ekmeğin beslenme
değerini de artırmaktadır.
Tuzun ikinci görevi, hamur
gluteni üzerine kuvvetlendirici etki yapmasıdır.
Bu, tuzun proteinleri parçalayan proteolotik
enzimlerin faaliyetini kısmen durdurması ile
olmaktadır. Tuzun bu kuvvetlendirici etkisi süne
ve kımıl zararı görmüş ve olgunlaşmamış unların
ve yumuşak suların kullanıldığı hamurlarda önem
kazanmaktadır. Tuz yapışkan ve yumuşak hamur
problemini ortadan kaldırmaktadır.
Tuzun diğer bir görevi ise,
fermantasyonu ve maya aktivitesini inhibe ederek
hamurun gaz oluşturma gücünü düşürmesidir. Bu
durum tuzun olumsuz etkisi olarak görülmektedir.
Bazı durumlarda özellikle yüksek hamur
sıcaklığında tuz maya faaliyetini inhibe
ettiğinden, karbondioksit oluşumunu düşürücü
etkisi arzu edilmektedir.
Tuzun bunlardan başka,
ortamda istenmeyen bakteri ve yabani mayaların
gelişmesini önlemesi, unun su kaldırma
kapasitesini azaltması, ekmek hacmini düşürmesi,
ekmek içi su aktivitesini düşürerek
mikrobiyolojik bozulmayı geciktirmesi gibi
görevleri de vardır.
EKMEK MAYASI
Ekmek mayası hamurda
bulunan şekerleri fermantasyona uğratarak,
fermantasyon sonucu oluşan karbondioksit ile
hamurun kabarmasını, fermantasyon ürünü diğer
maddelerle hamurun olgunlaşmasını, tat ve lezzet
oluşumunu sağlayan, spor yapan hakiki mayalar
sınıfına (Saccharomyces cerevisiae) dahil
yuvarlağımsı, tek hücreli canlılar topluluğudur.
Yaş paket, kuru ve instant formları
bulunmaktadır.
Maya, hamurun fiziksel
özelliklerini değiştirmektedir. Maya faaliyeti
ile glutenin elastikiyeti artmakta,
karbondioksit gazını tutabilen bir yapı
kazanmaktadır.
Normal koşullarda hamura
katılacak maya miktarı yüzde 2-3 olmasına
rağmen, katılacak maya miktarı un randımanına,
fermantasyon şekline, mayanın aktivitesine
(tazeliğine) göre değişmektedir. Genellikle yaz
aylarında daha az, kışın ise daha fazla
kullanılmaktadır.
Kaliteli ekmek üretebilmek
için kullanılan maya taze olmalı, uygun
koşullarda saklanmalıdır. Mayanın hamur
içerisinde faaliyetini sürdürebilmesi için hamur
sıcaklığının yazın 22, kışın ise 27 derece
olması sağlanmalıdır.
KATKI MADDELERİ
Ekmeğin beslenme değerini
arttırmak, kalitesini düzeltmek, bayatlamasını
geciktirmek, bozulmasını önlemek amacıyla bazı
katkı maddeleri kullanılmaktadır.
Ekmeğin beslenme değerini
artırmak ve ekmek kalitesini az da olsa
düzeltmek amacıyla süt tozu, peyniraltı suyu
tozu, maltunu, patates unu, şeker, kuru gluten,
bitkisel ve hayvansal yağlar kullanılmaktadır.
Ekmek kalitesini düzeltmek
amacıyla kullanılan katkı maddeleri pişirmeden
önce pişirme sırasında ve pişirmeden sonra
ortaya çıkan hataların düzeltilmesi amacıyla
kullanılırlar. Kullanılan katkı maddeleri
genellikle karışım halindedir.
Ekmek kalitesini düzeltmek
amacıyla asit düzenleyiciler, antioksidanlar,
emülgatörler, antimikrobiyal maddeler,
stabilizatörler gibi değişik fonksiyonları olan
katkı maddeleri kullanılmaktadır. Katkı
maddelerinin hangilerinin hangi miktarlarda
kullanılacağı Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nde
yer almaktadır.
EKMEK ÜRETİM TEKNOLOJİSİ
Ekmek üretimi aşağıdaki
aşamalardan geçtikten sonra gerçekleşmektedir.
1-YOĞURMA
Kaliteyi etkileyen en
önemli aşamalardan birisi yoğurmadır. Yoğurma
sırasında yapılan yanlışlıklar daha sonraki
aşamalarda düzeltilmeyecek yanlışlıklara yol
açmaktadır. Hamurun yoğrulmasında üç amaç
vardır.
1-Una katılan su, tuz, maya
ve katkı maddelerinin homojen bir karışım
meydana getirmesi,
2-Gluten proteinin
bünyesine su alarak, elastik, eğilip bükülme
özelliklerine sahip bir yapı kazandırılması,
3-Havanın emilmesidir.
Una su ilave edildiği
zaman, un ile su arasında ince bir film tabakası
oluşur. Yoğurmanın başlangıcında bu film
tabakası kırılarak daha fazla un zerrecikleriyle
karşı karşıya gelir. Yoğurma ilerledikçe
yuvarlak küre şeklindeki proteinler elips
şeklinde birbirine paralel bir yapı kazanırlar.
Hamur yüzeyinin düzgün bir hal alması bundan
ileri gelmektedir. Yoğurmanın bu noktasında
hamur çekmeye karşı azami direnç gösterir ve
elastikiyeti en üst düzeydedir. Fırınlarımızda
bu süre 30 dakika, kuvvetli unlardan yapılan
hamurlarda 40-45 dakikadır.
Yoğurma işlemi tamamlanan
hamur hem katı hem de sıvı maddenin
özelliklerini gösterir. Katı maddelerde olduğu
gibi şekil verilebilir, üzerine basınç
uygulandığı zaman şekli değişebilir. Bunun
yanında sıvı maddelerde olduğu gibi akıcı bir
özellik göstererek bulunduğu kabın şeklini
alabilir. Hamurun elastik yapısı bünyesinde
bulunan proteinlerden, şekil alma özelliği
nişastadan, akıcılık özelliği ise sudan
kaynaklanmaktadır.
Eğer hamur gereğinden daha
kısa bir süre yoğrulursa, gluten çalışmasını
tamamlayamayacağından hamur yapışan ve elastik
olmayan bir yapı kazanır. Bu tip hamurların
işlenmesi oldukça zordur. Bu hamurlardan elde
edilen ekmeklerin hacimleri küçük, ekmek içi
gözenekleri daha iridir.
Hamur aşırı yoğrulursa çok
yapışkan bir özellik göstereceğinden böyle
hamurların ekmekleri küçük hacimli, ekmek içi
yapısı bozuk olacaktır.
Hamurun yoğurma süresi,
kullanılan unun kalitesi, randımanı, una ilave
edilen su miktarı, kullanılan yoğurucunun devir
sayısı, hamurun miktarı ve ilave edilecek katkı
maddeleri etkilidir.
2-FERMANTASYON
Yoğurma işlemi bittikten
sonra hamur belirli bir süre fermantasyona
bırakılır. Yoğurma ile hamur içerisine uniform
bir şekilde dağılmış olan maya, ortamdaki uygun
şekerlere etki ederek, başlıca son ürün olan
etil alkol, karbondioksit ve enerjiye
dönüştürür.
Fermantasyon sırasında
meydana gelen enerji, mayaların yaşamlarını
sürdürebilmeleri için kullanılır. Karbondioksit
ise hamurun kabarmasını sağlar ve gluten
tarafından hamurda tutulur. Fermantasyon
sırasında meydana gelen alkoller, aldehitler,
ketonlar, organik ve inorganik asitler de
ekmeğin iştah açıcı karakteristik tat ve
aromasını verir. Fermantasyon sırasında meydana
gelen olaylar sonunda glütenin kolloidal yapısı
değişikliğe uğrayarak; ince, muntazam,
dayanıklı, gaz tutma kapasitesi yüksek hücre
duvarlarına sahip gaz hücreleri meydana
gelmektedir. Bu hücreler hamurda bulunan gaz
basıncına dayanıklı olup, hamurun uzama
kabiliyetini ve elastikiyetini geliştirmektedir.
Fırınlarda fermantasyon iki
aşamada uygulanır:
1-Hamurun yoğrulup şekil
verilinceye kadar geçen süreye I. fermantasyon
denir. Hamur oda sıcaklığında yüzde 70 nisbi
rutubette 30 dk. dinlendirilir.
2-Hamurun kesilip şekil
verildikten sonra fırına atılıncaya kadar geçen
süreye II. fermantasyon denir. Hamur
fermantasyon odalarında 28-30 derecede yüzde
75-80 nisbi rutubette 30-60 dk. bekletilir. Son
fermantasyonda hamurun arzu edilen gözenek
yapısı oluşmaktadır. Son fermantasyonda zaman
çok uzun olursa gluten, meydana gelen gazı
tutamayacağından bazı gaz hücrelerinin
birleşmesi ile ekmek içinde oyuklar meydana
gelir.
Fermantasyon süresi; un
özelliklerine, maya miktarına, sıcaklığa, katkı
maddelerine bağlıdır. Kullanılan maya miktarı
arttıkça fermantasyon süresi kısalmaktadır.
3-ŞEKİL VERME
Son fermantasyondan önce
uygulanır. Önceleri elle yapıldığı halde
günümüzde şekil verme makineleri ile
yapılmaktadır. Şekil verme işinin amacı, hamuru
havalandırmak, gelen karbondioksit gazını
ortamdan uzaklaştırarak mayanın çoğalmasını
teşvik etmektir.
Şekil verme makinaları,
kesme tartma makinaları ile birlikte çalışır. Bu
makinalar istenilen hamur ağırlığına göre
ayarlanır. Burada kesilen hamurlara şekil
makinalarında önce yuvarlak şekil verilir, sonra
hamur katlanarak şekil verilir. Hamura şekil
verme işlemi gözenek oluşumunun artmasında
etkili olduğundan ekmek kalitesinde önemli rol
oynar.
4-BIÇAK ATMA
Hamur fırına atılırken
üzerinin çizilmesi işlemidir. Ekmeğin daha iyi
kabarması, kabukta çatlaklar oluşmaması
açısından yararlıdır. Daha iyi ekmek hacmi elde
etmek için bıçak atma işinin doğru yapılması
gerekir. Bıçak izinin ekmeğin uzunluğunu tamamen
kaplaması ve yataya yakın atılması gerekir.
5-HAMURUN PİŞİRİLMESİ
Fermantasyon işlemi
tamamlanan hamurların yapısındaki suyun
uçurulması ve dayanıklı hale getirilmesi için
hamurlar fırında pişirilir. Pişirmenin etkisi
ile tadı hoş olmayan hamur kitlesi lezzetli,
iştah açıcı, hazmı kolay, süngerimsi bir yapıya
dönüşür. Fırın sıcaklığının etkisi ile hamurun
yapısında bir takım değişiklikler olur. Glutenin
ve nişastanın yapısı değişir. Mikrorganizmalar
ve enzimler inaktif hale gelir.
Hamur fırına girdiği zaman
üzerinde ince bir tabaka oluşur. Fırın içindeki
rutubete bağlı olarak tabaka kalın veya ince
olur. Sıcaklık ekmek içinde 100 dereceyi
geçmediği halde kabuktaki sıcaklık 100 derecenin
üzerindedir. Fırındaki sıcaklığın etkisi ile
hamur hacmi 1/3 oranında artar, bu artış
fermantasyon sırasında hamurda oluşan gazların
basıncının artması ile bu gazların sudaki
çözünürlüklerinin azalması sonucudur.
Hamurlar fırında 220-250
derecede 18-25 dk. arasında pişirilmesine
rağmen, bu değerler ekmek çeşidine ve ağırlığına
göre değişmektedir. Ağırlık arttıkça pişme
süresi ve sıcaklık artmaktadır.
Sıcaklığı düşük fırınlarda
pişirilen ekmeklerin hacmi büyük, ekmek içi
pürüzlü, ekmek kabuğu kalın ve açık renklidir.
Fırın zayiatı fazladır. Bu tip fırınlar zayıf ya
da olgunlaşmamış unlardan yapılan hamurların
pişirilmesi için uygundur.
Sıcaklığı fazla olan
fırınlarda ise, hacmi küçük, kabuk rengi koyu,
gözenekleri homojen olmayan, ekmek içinde yassı
oyuklar bulunan ekmekler elde edilir.
Hazırlayan: Dr. Naile
KOÇAK, KKGM-Ziraat Yüksek Mühendisi |